10 Şubat 2014 Pazartesi

Demokratik Paket ve Sağlık çalışanı Sorunları


Değerli Basın Mensupları;
Ülkemizin toz duman olduğu ve paketin açıldığı bu dönemde basında açıklama yapmak ve Ankara basınında yer bulmanın zorluğunu biliyoruz. Katılımcı basın mensuplarına teşekkür ediyoruz
Ülkemizin demokratikleşme adına yapılan açılımlarda sağlık çalışanlarını rahatlatacak bir maddenin bulunması manidardır. Ülkemizde açılan demokratikleşme paketi belli tarafların memnuniyetine sebep olurken çoğunluğu memnun etmediğini basındaki tartışmlardan takip ediyoruz..

Bu paket konun taraflarınca seçim yatırımı belli guruplara pirim tanıma olarak adlandırılıyor.
Aktif Sağlık-Sen olarak bu paketle ilgili yorum yapmak bizi ilkelerimizden uzaklaştıracaktır. Paketi siyasiler ve konun uzmanları zaten tartışıyor.

       AKTİF SAĞLIK-SEN olarak sağlık çalışanlarının bunca sorunları varken bizlere verilmeyen haklar varken açılan paket bizi ilgilendirmiyor. Sağlık çalışanı rahatlatmayan sadece siyasi arenadakilerin savaşı şekline dönüşen bu paket sağlık çalışanı için bir anlam ifade etmediğini söylemek hayalcilik olmaz.
Sağlık alanında son on yılında yaşanan sorunların çözülebilmesi için, öncelikle vatandaşın ve idarenin sağlık hizmetinin bir ekip işi olduğunu anlaması gerekir. AKTİF SAĞLIK-SEN olarak temel felsefemiz olan “MESELE SAĞLIK ÇALIŞANLARININ ÖZLÜK HAKLARIDIR, GERİSİ TEFERRÜATTIR” gereğince sağlık çalışanlarının sorunlarına devletin paket açmasını ve sorunlara çözüm bulunmasını istiyoruz.
Ülkemizde 10 yıldır devam eden ‘Sağlıkta Dönüşüm Programı'nın olmazsa olmazları ve en güçlü paydaşları olan sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarıdır.
Demokrtikleşme paketi ile sağlık çalışanlarına verilmeyen haklar ,bağımsız idare edilemeyen yandaş sendiklar varken,kurumlarca yapılan baskı,sürgün tehditleri varken istediğiniz kadar paket açın,çokta bir şey ifade etmeyecektir;

ŞÖYLEKİ;kişlere göre demokrasi anlayışı hakimse ve adalet işlemiyorsa,sağlık çalışanları ekonomik olarak hep ötelenmiş ise,. kamuda en az maaş alan durumunda ise,
Sağlık çalışanlarının tamamı (hekimler hariç)Tıbbi Malpraktis Sigortasına dahil değilse. Performans adı altında sağlık hizmetinin kalitesinin düşürülüyorsa ,Sağlık Çalışanların kendileri ile ilgili kararlara katılımı kısıtlı olarak veriliyor ise, Ekibin bir parçası olan sağlık Sağlık Çalışanlarının sosyal, özlük hakları açısından güçlendirilmemiş ise,Sağlık Bakanlığı, bağlı kurum ve yöneticileri sağlıkta dönüşüm programının hayata geçirilmesinde ve sürdürülmesinde tüm sağlık personellerinin (hekiminden, hemşiresine, teknisyeninden bakıcısına tüm sağlık çalışanları) ekibin vazgeçilmez birer parçası olduğunu unutuyorsa, Sağlıkta Şiddetin Önlenmesi için ağır yaptırımlar getirilmiyorsa,cezalar sasece para cezası ile suçlular serbest kalıyorsa İdareler tarafından yapılan Mobbing ve Şiddete artırılmış bununla birlikte İdarelerce keyfi uygulanan cezalar veriliyorsa, Disiplin, denetleme vb. sistemlerin büyük ölçüde sübjektif unsurlar içermiyorsa Taban aylığa (Emekliliğe) yansımayan Perfonmans ve Dönersermaye uygulaması varsa .Bölgeler arası personel dağılımın nicelik ve niteliği itibariyle yetersiz yada dengesiz ise,Masa başı çalışan sağlık personelleri alanlarına döndürülmüyorsa .Çalışan Güvenliği birimleri oluşturularak meslek riskleri belirlenmiyorsa, mesleklerde yıpranma payı getirilmesi sağlanmıyorsa, Sağlık Çalışanı poliklinikleri olmadığı ve sırada bekliyor ve sağlık çalışanlarının tedavi olamıyorsa bununla birlikte psikolojik destek alması sağlanamıyorsa,Meslek çalışanları mezun oldukları unvan dışında idarelerin keyfi uygulamaları nedeni ile çalıştırılıyorsa, Sağlıkta Dönüşüm ile Birlikte mesleki saygınlığın kaybedildiilmişise, emeklerimize ve çalışmalarımıza değer verilmiyor ve çalışan robotlar olarak görülüyorsak ,GİH sınıfı Çalışanalrının okul intibakları yapılmalıyorsa, Göstergeler yeniden düzenlenmiyorsa,adalet çalışan için işlemişyorsa, İstisnai memuriyet, geçici ve sözleşmeli personel uygulamalarının siyasi amaçlarla ve memuriyete sınavsız geçiş yolu olarak kullanılıyorsa,inanı her şey boş
Değerli Basın Mensupları; Bu gün ülkemizde sağlıkta dönüşüm ,Tam gün Kanunu,663 sayılı KHK ile birlikte sağlık camiasının tüm çalışanları baskı altındadır. Sağlık Hizmetlerinden Memnuniyette sadece hastaların memnuniyetti aranırken, çalışan, üreten yada hizmet edenlerin memnuniyeti lüzumsuz ve önemsiz olarak görülmektedirYüzde % 80’lerın altına düşmeyen Kurum kalitesi ve hasta memnuniyet anketleri masa başında yapıldığı için bu şekilde yansımaktadır Aynı şekilde, çoğu kurumlarda çalışan memnuyiyet anketi doldurmadığı için yüzde % 90’lara varan çalışan memnuniyet anketleri önümüze gelmektedir. Tabiki bu anketlerin sonuçları objektif olamaz.
Hastaların hakları olduğu kadar sorumluluklarının da olduğu hep göz ardı edimiştir. Sağlıkta hizmetlerindeki kalitenin yükselmesi, çalışanın verimlilik ve motivasyonu için, çalışanlarında bazı temel haklarının olduğu deklere edilmedlidir. Ülkemizde hekimlerin % kaçı hizmetten çekilebilir? Oy beklentisi ve siyasi popülizminden dolayı hasta hakkı gözetilirken çalışanların hakları görmezden gelinerek ötelenmektedir.

Sadece çalışanlarının sorumluluğu üzerine kurulan ve hiçbir hakkı olmadığı ve sadece çalışan robot olan düşünmeyen ve konuşmayan bir sağlık çalışanı isteyenler daha fazlasını sağlık çalışanı üzerinden isteyenler,bu haksız uygulamay a nekadar daha devam edecek ,bıçak kemiğe dayanmıştır.

Zayıfı ez zihniyeti vadır.Bu zihniyetle sorunlara çözüm üretemez. 
Son yıllarda hızla artarak yaşanan şiddet olayları, çalışanların moral ve motivasyonlarını bozmaktadır. Bu durumun hasta-çalışan iletişimini olumsuz yönde ve doğrudan etkilediğini görmekteyiz.

Öyleki sağlık çalışanları bir saat içerisinde 21 şiddet olayı yaşamaktadır.Öyleki bu olayların %50 si yargıya intikal etmemektedir .Üzülerek belirtmeliyim ki; Hasta hakları ve memnuniyetine gösterilen özen aynı şekilde sağlık çalışanları için gösterilmedi ve hep çalışanlar ötekileştirildi. Hak ararken dahi mağdur duruma düşürüldü. Adli olaylarda hep yalnız bırakıldı.
Yukarıda da belirttiğimiz gibi "Sağlıkta Dönüşüm", vatandaşın sağlık hizmetine ulaşımını kolaylaştırmıştır. Ancak çalışanlar üzerindeki olumsuz ve yıkıcı etkisi yıllarca silinmeyecektir. Ülkemizdeki sağlık çalışanları AB ülkelerindeki meslektaşlarına oranla altı (6) kat daha fazla iş yükü altında ezilmekte ve bir o kadar da özlük hakları noktasındamağdur durumdadır.
2006 yılı öncesi bir kişinin bir yılda sağlık kurumlarına başvurma oranı yüzde 1,8 iken, bugün yüzde 9-10’lara çıktığını görüyoruz.
Aktif Sağlık-Sen olarak yaptığımız bir araştırmada, halkın yüzde 60’ı hastanelere en az yılda 8-10 kez gittiğini belirtiyor. İşte hizmete rahat ulaşım ve sağlık kurumlarında artan talep ile artan iş yükü anlamına gelmektedir. son on yıllık sağlık politikalarda hizmete duyulan talep yüzde 270 artarken, bu sürede istihdam edilen çalışan sayısı ancak yüzde % 43 oranında artmıştır. Hâlen sağlık çalışanlarının yeterli düzeyde istihdam edilmemesi aslında sağlık çalışanlarının gasp edilen bir hakkı olduğunu söylemek yersiz olamaz. Sağlık Çalışanı; Ağır iş yükünü büyük bir fedakârlıkla göğüslerken çalışanların hak ettiği değeri ve takdiri elde edemediği ortaya çıkmıştır.
Hükümet 657 DMK nın 36 maddesine ilave ettiği cümle ile Sağlıkta TAŞERONLAŞMA’nın önünü açmıştır. Bu durum sağlıkta ucuz iş gücü oluşturularak Sağlık Bakanlığının personel istihdamından elini çekmek ve Neo-Lberal ekonomi patronlarına devretmek için yapmıştır.Bu nedenle Sağlık çalışanlarının iş yerindeki huzurları bozulmuş,sağlık personeli işini kaybetme korkusu yaşarken, kurum içi mobbing ve şiddetlerden dolayı iş barışı, aile huzuru, sosyal yaşantısı bozulmuştur.

Son dönemlerde sağlıkta yaşanan intihar vakalrı tesadüf değildir. 
Sağlıkta Şiddet SAĞLIK ÇALIŞANIN KORKULU rüyası iken MOBBİNG VE BASKI ile Sağlık çalışanlarında MESLEKİ TÜKENMİŞLİK, Mutsuzluk ve Ümitsizlik hat safaya ulaşmıştır.. Kurumda gördüğü baskı ve haksızlık Mesleki alanına her gün korku ile gitmesine neden olmaktadır.Şiddet ve mobbing sadece vatandaştan değil idari yönetimler tarafındanda yapılır hale gelmesi çok düşündürücüdür.
Yukarıda ifade ettiğimiz gibi sağlık camiasında çalışanlar arasında bozulmuştur. Saha tarama anketimize Ankete katılan 2800 sağlık çalışanı Sağlıkta Mobbing’i Kim Kime Uyguluyor? Sorusuna verilen cevap aslında her şeyi anlatıyor. Verilen Cevaplar: Sağlık personeli hasta bakıcıya %66, Yönetimler Sağlık personeline %65,Sağlık Personeli Sağlık
Personeline %58, Doktorlar Sağlık Personeline %47,Yönetimler Doktora %42,Sağlık Personeli Doktora %30, oralarında mobbing uyguluyordu. Aslında bu durum sağlıkta çalışma barışının ne kadar bozulduğu ve şiddetin asıl temelini oluşturduğunu ifade biliriz. Sağlık Çalışanına sorduk:  Sorduk Sağlıkta Şiddetin Artış Nedeni Nedir ? Verilen Cevaplar: Ülke Yöneticileri % 19 Otorite Hukuk Boşluğu %19Toplumsal Hoşgörü Eksikliği %14 Eğitim Kültür Sorunları %13, Ekonomik Nedenler % 11, ,Medya %9,İnanç Değerlerinde Aşınma %6,Tüketim Kültürü %8 Diğer %1 Sağlık Çalışanına sorduk: Sizce Hasta ve hasta Yakınları neden Şiddete Başvuruyor.?Verilen Cevaplar içerisinde bugüne kadar dillendirmeyen en e öneli bir olgu ile karşılaştık Alkol ve Uyuşturucu oranı bir hayli yüksek orada idi Alkol ve Uyuşturucu Kullanımı %78,Güvenlik Zafiyeti %77,Sağlık Personeli Eksikliği %77Sağlık Politikaları %74, Hasta Yoğunluğu %70, Bekleme Süresi uzunluğu %69,İhmal edilme Düşüncesi % 68, Kurum yetersizlikleri %68 Tedaviden memnuniyetsizlik %30, Görüldüğü üzere hastaların tedaviden memnuniyetsizliği en düşüktür.Yani Sağlk çalışanı tüm olumsuzluklara ve zor şartlara rağmen görevini yapmaktadır
Açılan Deokretikleşme paketi sağlık çalışanı açısından önem arz etmiyor,Evet ülkenin sivilleşmesi açısından önemli adımlar olabilir.Senika olarak bu paket yukarıda da belirttiğimiz nedenlerle sağlık çalışanı için çokta anlamlı değildir. Bunca özveri sonrası bazı şeyleri hak ettiğimizi düşünüyoruz 
ADALETLE HÜKMETMEYEN GÜÇ, ZULMETMEYE MAHKUMDUR.

HÜSEYİN AYHAN

Aktif Sağlık Sen Genel Başkanı

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder