10 Şubat 2014 Pazartesi

Bilgi Edinme Kanununun 10.Yıldaki Gerçekleri


Sparks imparatorluğunda kraal oturduğu yerde   aklına bir fakir gelir gelir ,bu fikir refah seviyesi ve hukuk kuralları kendinden daha yüksek olduğunu düşündüğü ülkelerin ortak olduğu bir birliğe dahil olma fikridir.Bu  fikrini ortaya atar ve vezirleri uç beyleri ile  surumu değerlendirir ve ülkesini bu birliğe dahil etmeye niyetini iyice belli eder ve dış işlerinden sorunlu bakan ve elçisi aracılığı ile müracaatta  bulunurlar.

Amman Allahım !!! glenler  kıprırmızı haldeler;kekeliyor,konuşmakta zorlanıyor nedeni ise birlik bir sürü şart sunuyor gidenlere ve buraya girmek öyle kolay değil yıllar alaibilir  Krallığınız demokratik değil bir çok dosyanız bize geliyor v.b söylemleri krala anlatır.

Kral Hiddetlenir nedeni ataları  bir mektupla üye ülkelerde dansı kaldırtmıştı. Şimdi bu birlik üyeleri bir sürü yaptırımlar ve ödevler vererek kralın çalışmasını isitiyorlardı. Yıllar geçiyor başka krallar geliyor herkes adım adım ilerliyor

2005 yılına gelindiğinde ise Spartaküs Krallığının Akarüs ilinde görülmeiş bir şatafatla bu birliğe aday olarak Kabul edilmeler kutlanıyor abartılarak Kralın ülkesinde güpe gündüz havaii fişekler atılıyormuş Öncesinde spartaküs’ün kralı birliğin karşısında imiş ama sonrasında fikri değişmiş,sonrası malum paketler açıldı,torbalar bağandı darken demokratikleşme adına bir kanun çıkartılma fikri kralın isteği ile krallık heyetinden onay alarak yürülüğe girdi girdi de ne oldu  gelin incelyelim.
 
Bu ülkede “ Bilgi, her kapının anahtarıdır” derlermiş. Ancak, her kapıyı açan bilginin gücü, tek yanlı çalışan idarenin ve oligarşik bürokrasinin kapılarını açmakta hep aciz kalırmış. Bu tespitin ne kadar haklı ve doğru olduğunu, Ülkenin Yüce  Meclisinin  10 ncu Yıl Raporunu okununca  bir kez daha herkes gibi bizde görmüştük..  

Kralık birlik için  üyeliğe başvurulduktan sonra paketler açarken 2003 yılında  09 Ekim 2003 tarihinde Ülkenin Yüce Meclisi  tarafından, Kamu yönetiminde “gizliliği seven, bürokratik ve merkeziyetçi” yönetim anlayışından vazgeçilerek, yaşadığımız çağın meziyeti olan “demokratik, şeffaf ve hesap verebilen kamu yönetimi” Kabul ettiklerini halka duyurmuşlar.

Bu bulked bundan sonra bu amaçların geçekleşmesi için bir canon yayınlanmış ,bu kanunun adı 4982 sayılı Bilgi edinme kanunu imiş.  Bu kanunla herkese, Kanunda  sayılan istisnalar dışındaki her türlü bilgi ve belgeye erişme “Bilgi Edinme Hakkı” hakkı yolu açılacakmış.

Bu hakkın nasıl kullanılacağını düzenleyen kanun ise , 24.09.2003 tarihli Kanun  Gazetedesinde  yayımlandıktan 6 ay sonra “24 Nisan 2004 tarihinde” yürürlüğe girerken hayatımızın bir parçası olmuş
 
Kral Neden buna ihitiyaç duymuş ve nereden çıkmıştı ?bu kanun,  bu bilgi edinme kanunu ülkesinde ne anlam ifade edecekti yada halkın hayatında neyi kolaylaştıracaktı? Hani bu krallık  bir birliğe giriş için  başvuru yapmıştıya Bu birliğin adı Avrupa Birliği imiş ve Avrupa Birliğine  uyum sürecinde ülke hayatına giren ve adına “yakın demokrasi” “katılımcı demokrasi” “beyaz belge” vb. isimler verilmiş bu kralın ülkesinde bu kanuna  neden ihtiyaç duyulmuştu? Yoksa, bu krallık ve idareler  yeterince demokratik yada şeffaf değilmiydi?
Kralın ülkesinde Son 10 yıl içerisinde devlet ve idare ne kadar saydam, demokratik yada hesap verebilir hale getirilebilir buda  planlanıyormuş
Öncelikle bu evrensel hakkı tanımlayacak olursak; “Bilgi edinme hakkı; Hiçbir devlet müdahalesi olmadan, herkesin kendi özgür iradesiyle, kamu hizmeti verenlerin elinde bulunan ve kamuyu ilgilendiren her türlü bilgi, belge yada veriye erişebilme hakkıdır.” Yasa kapsamındaki her türlü bilgiye erişim genel bir hak, gizlilikse istisnai bir durum olarak ifade edilmişti. Peki, kralın ülkesinde  mevcut durum ve idari uygulama gerçekten  böylemi işlemişti herkes merak içerisinde ve sonuçlarını görmek isityordu.

Ama ülkenin Yüce Meclisi tarafından  açıklanan 10 ncu yıl raporuna, bunca zaman krallığın  kurumlarında ve BEDK’na yapılan itirazlara ve idari yargının çeşitli kararlarına baktıldığında, idarenin halen “ÇOK GİZLİ” “Karmaşık ve Derin Yapılanma” çalışmalarına, üstelik kapalı kapılar arkasında devam ettiğini görüyormuş. Evet, bu  ülkenin Kralı dahi “idareden ve oligarşik bürokrasiden” yakınıyormuş, Kralın  ülkesinde katılımcı demokrasiden, saydamlık yada hesap verebilen bir idarecilikten bahsedilemeyeceği halk arasında konuşulur hale gelmiş.
Kralın ülkesinde; idarecileri ve bürokratlarının en sevdiği uygulama: “Ben yaptım oldu” En sevmediği uygulamaysa: “Gizlice ve tek başına aldığı kararın, Nedenlerinin sorgulanması rahatsız edermiş.”Kralın ülkesindeki  Bürokrasiyi en fazla tedirgin eden,, ise kararlarının nedenlerini açıklamak zorunda kalmaları imiş.
Kamu yönetiminde, bürokrasinin her geçen gün baskın hale gelmesi gizlilik, direnme vb. kanunsuz eğilimlerini güçlendirmekte imiş
 Eleştiriye olabildiğince kapalı olan krallığın  bürokratik yönetimi, iş ve işlemlerinin sorgulanmasının önüne geçmek için idari yetkilerini “Demokles’in kılıcı” gibi yönetilenlerin/çalışanların üzerinde kullanırken, “gizlilik” kavramını adeta kendisine bir kalkan olarak kullandıkları görülüyormuş. Oysaki AB süreci gereği, 4982 sayılı Kanun ve Anayasa değişikliğiyle artık Kamu Yönetiminde yeni bir dönem başlamış, açıklık ve şeffaflığın esas alınması, sır ve gizliliğin ise istisna olması amaçlanmıştı. 4982 sayılı kanunun genel gerekçesinde de şöyle denilmişti;
“Bilgi edinme hakkı, toplumun bütün kesimlerinde yaygınlaştırılacak ve Kamu yönetiminde gereksiz yere genişletilen “gizlilik kültürü” ile mücadele edilecek, kamunun bütün iş ve işlemlerinde şeffaflık esas, gizlilik ise istisna olacaktır. ”
Bu krallıkta 2010 yılında bir refaerandum yapılmış ve sonucunda  Krallığın Anayasasının 74 ncü maddesine “VII. Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” eklenmişti; bilgi edinme hakkı, Anayasal bir hak ve güvenceye kavuşturulduğu beyan ediliyordu. Ancak; bu krallıkta halen, bir kısım idareciler bu durumdan habersiz yada uygulamada duyarsız davarnıyormuş
Kralın ülkesinde kendisinin haberi varmıdır bilinmez ama , 4982 sayılı yasayı, Krallık, Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu kararlarını hatta Anayasayı dahi ihlal eden idareler ve idareciler yer alıyormuş. Öyle ki,  KBEDK’nın tamamen erişime açılmasına karar verdiği dosyaları “KASITLI OLARAK” idarelerce  erişime açmayarak ve bu yönde ısrar eden kurumlar varmış.
Kralın ülkesindeki  idarecilerin  genel eğilimi, bilgi edinme başvurularına cevap vermemek, kaçamak yada yanlış cevap vermek yönünde olmuş. İdarecilerin önemli bir kısmıysa yasanın uygulanması konusunda son derece ard niyetli ve ciddiyetsiz davaranışlar sergilemiş. Öyleki kralın ülkesinde,her geçen yıl, bir önceki yıla göre yapılan bilgi edinme başvuru sayıları artıyormuş, KBEDK’ya yapılan itirazlar ve açılan dava sayıları yükseliyormuş. Kralın üleksinin YÜCE MECLİSİ  her yıl açıkladığı raporlar  tüm bu olumsuzlukları işaret ediyormuş Raporlarda dikkati çeken önemli bir husus;
Kralın  ülleksinde aradan geçen 10 yıla rağmen, vatandaşların büyük bir kısmının, Bilgi Edinme Hakkının kullanımı konusunda bilinçsiz olduğu iddia ediliyormuş.
Krallığın Ulusal bir Gazetesinin haberine göre KRALLIKTA  halen demokrasi sorununu yaşıyor: Bilgi Edinme Hakkı’nın ilgili idarece ciddiye alınmadığından bahseden bu haberde, BEDK’nca Yasanın ruhuna aykırı şekilde yorumlandığı açık bir örnekle gösterilmiş. Krallık Emniyetin elindeki biber gazı oranının, bu gazın hangi durumlarda ve hangi ölçülerde kullandığının bildirilmesinin isteğine cevap verilmemesi üzerine, itirazen gidilen BEDK kararı sonunda başvuru sahibine cevap vermek durumunda kalan Emniyet Genel Müdürlüğü’nün, kendi ifadelerinden anlaşıldığı üzere 2006’da “gerektiği kadar” biber gazı kullanmış ve kullandığı biber gazının 2007 stoklarındaki “yeteri kadar”mış, 1 Mayıs 2007’de ise Taksim’de biber gazı miktarı “belirlenen miktarda” kullanılmış, gazın yurtdışı alımları da “çeşitli ülkelerden” yapılmış! Söz konusu yanıtların ‘muğlak, geçiştirici ve belirsiz’ olduğu gerekçesi ile BEDK’ya yapılan başvuru ise yanıtların yeterli olduğu gerekçesi ile reddedilmiştir.

Rapora göre; “ bilgi edinme hakkı kapsamında yapılan başvuruların %95’den fazlasının bilgi edinme hakkıyla ilgisi bulunmadığı ifade ediliyormuş”. Buna rağmen gelen bütün dilekçelere işlem yapılmakta ve ilgili kurumlara yönlendirilmekte olduğu ifade edilmekte imiş. Bu durumun birçok kamu kurum ve kuruluşu için geçerli olduğu söyleniyormuş Krallık yönetiminin tepesinden gelen cevap” bilgi edinme hakkı kullanılarak gelen her 100 başvurunun sadece 5 tanesi gerçekten bilgi edinme  kapsamdadır.”ifadesine yer verilmiş

Ama kralın ülkesinde yayınlanan rapora  yazık ki herkes katılmıyor ve aksini ifade edenler oluyormuş   Yüce Meclisin ’nin açıkladığı istatistikler ve Bilgi Edinme Raporlarına göre;

  • Kralın ülkesinde Son 10 yıl içinde vatandaş tarafından, (Tam olarak 9.918.495 Adet) yaklaşık 10.000.000 (on milyon) adet bilgi edinme başvurusu yapmıştır.  .
  • İlk yıl sadece 156 tane, ikinci yıl 663 tane başvurunun yapıldığı Krallığın En üst makamı  10 yıl içerisinde yapılan 11.850 başvurunun yaklaşık % 44’ü (5.182 tanesi) olumlu cevaplandığını yazılı olarak ifade etmiş.
  • Yani  raporda bahse konu  “her 100 başvurudan sadece 5 tanesi yasa kapsamındadır” ifadesi doğru değildir. Eğer bu başvurular Yasa kapsamında olmasaydı olumlu cevaplandırılmaması gerektiği söyleniyormuş nediyelim….
  • Krallığın en üst makamı tarafından  yapılan 11.850 başvurudan, sadece 3.335 tanesi başka kurumlara “Yönlendirildiği  yada Sevk edildiği söylenirken .” Bunun oranı ise yaklaşık % 28,1’oluyormuş,. Öyleyse Yüce Meclis tarafından yayınlanan  raporda geçen % 95 oranıda gerçeği yansıtmadığını söyleyenler haklıymış  Geriye kalan 3.304 Adet başvuruysa ya RED edilmiş yada kısmen olumlu kısmen olumsuz vb. şekilde cevaplanmış deniliyor.
Kralın ülkesinde sade bir vatandaş krallığınız  sınırlarında ne kadar mayın döşeli, Kolluk kuvetleri stoklarında ne kadar biber gazı bulunduğu, yurtdışı ziyaretlerinde Krallığın üst makamı ve Kral tarafından alınan yada verilen hediyelerin neler olduğunun sorulması ise en uç ve en dikkat çekici başvuru olarak dikkat çekmiş ve ülkenin haber ajanslarına konu olmuş
Kralın ülkesinde; başvuranlara kapılarını sonuna kadar açan, “Bilgi Edinme Dostu” tek bir kurum varmış adı ŞURA-YI DEVLET (YARGITAY)imiş Bu kurum 10 yıl boyunca kendisine yapılan 10.337 Adet başvurunun tamamına olumlu cevap vermiş ve erişimi sağlarken  HARBİYE NAZIRLIĞI (Milli Savunma Bakanlığı’nın)e-devlet kapısından ve internet üzerinden başvuru alması ise ikinci ve takdir edilecek bir kuurmlarmış
Bu karlıkta bir bakalı varmış ki dillere destanmış Meclis-i Umûr-ı Tıbbiye-yi Mülkiye ve Sıhhiye-yi Umûmiye” (Sağlık Bakanlığı), bilgi edinme başvurusunda bulunan bir çalışanı hakkında “usulsüz müracaatta bulunduğunu” öne sürerek, Subaşılar (Valiler) aracılığı ile  kendi personeli hakında idari soruşturma açmasını istemesiyse en tuhaf ve en kötü örnekmiş
Diğer yandan; bu raporda; krallığın kamu görevlilerinin eski alışkanlıklarını hala terk edemedikleri ve her sıkıntılı başvuruyu kanun’daki istisna hükümlerinden herhangi birinin içine sokmaya çalıştıkları raporda görülüyormuş. Oysaki bir ülkedeki  Bilgi edinme hakkı, demokrasinin niteliğine etki eden temel bir hak olduğundan dengelerinin iyi oturtulması gerekmektedir. Yani hakkın bir tarafında devletin mahremiyeti ve kurumların itibarı yer alırken diğer tarafında vatandaşların özgürlüğü ve karar alma süreçlerine katılım hakları yer almaktadır. (Yüce Meclis 10. Yıl raporu)
KRALLIKTA yaşayan hak Bilgi edinme hakkında şöyle düşünüyormuş; krallığın  ihtiyaçları gözetilerek yada gerçekten ihtiyaç duyulduğu için değil, AB’ye uyum sürecinde hayata geçirilmiş rutin bir haktır. Bu hak ile; Kamuda gizliliğin sona erdirilmesi amacıyla, demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun yönetim tarzı olarak ifade edilirken. Devlet sırrı, ticari sır ve kişisel verilerin korunmasına ilişkin kanuni düzenlemeler  halen bu krallıkta yapılmamış olması, uygulamadaki en önemli sorunlardan birisi olarak dikkat çekmekteymiş
                Durun bu karllık demokratikleşme adına paketler açarken AB süreci darken 4982 bilgi edinme kanundan yapılan sınavların açıklanmasını ve cevapların yayınlanmaını kaldırtmış.Gerkçe bu kadar demokrasi fazla çok şey bilmeye gerek yok denilmiş

KRALLIK’ta bir vatandaş Başvurusu için  yaptığı açıklamada ‘Ortada Yasal bir mecburiyet varken, cevap bile vermediler. Kanunun uygulanması açısından bu husus çok düşündürücü ve üzücüdür diye dert yanıyormuş Bu çalışmada merak edilen  KRALI2IN NE  hediye aldığı konusu değil. Burada demokrasi, açıklık şeffaflık açısından KRALLIK ile bir AB ülkesini karşılaştırmak amacım diyormuş’  Bilgi Edinme Hakkı, demokratik bir devletin ve ifade özgürlüğünün en doğal gereğidir. Ancak öyle görünüyor ki KRALLIKTA bu hakkın tanınması hiç de kolay olmayacaktır! diyen ülkenin alimlerin den Prof. Dr. Yaman Akdeniz, ne yazık ki bu düşünce ve tespitlerinin halen geçerli olduğunu beyan ediyormuş,ne diyelim

Devlet büyükleri ne söylerse doğruyu söyler.!!!!
 Ercan KUYUCU
AktifSağlık-Sen
Mevzuat ve Teşkiletlanma Sekreteri

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder