10 Şubat 2014 Pazartesi

Dershaneler... Devlet olarak Kurumlarınızı Güçlü Tutarsanız Kendiliğinden Kapanır

ŞARTLAR DÜZELMEDEN DERSHANELER KAPANMAMALIDIR
Bu yazıyı bir sendikanın Genel Başkanı değil bir baba olarak yazmak gereğini hissettim.Son dönemlerde ayyuka çıkan tartışmalar herkesin malumu.
Ben iki çocuğumun eğitimde yaşadıkları sıkıntıdan yola çıkarak konuyu değerlendirmem söz konusudur.Bu yazıyı yazıp yazmamakta inanın çok direndim.Genel Sekreterimin ısrarı üzerine yazarak yayınlıyorum.

       Keşke ülke olarak Dünyada eğitim başarımız ve eğitimde aldığımız başarılar düny

ada konuşuluyor olsa ne kadar sevinirdik.   Ama maalesef  2008 yılından bu tarafa tartışması devam ediyor.
Malum bir ülkenin iki lokomotifi vardır.Bunun birinci lokomotifi sağlık ikincisi ise  eğitimdir. Bu ülkede yaklaşık her iki yılda bir milli eğitim bakanı göreve geldiği ve öğrencilerin üç defa farklı sistemik sınavla okullara yerleştirildiği dikkate alınırsa bu çocukların başarısından bahsetmek hayalcilik olur.Çocuklarımın yerine kendimi koyuyorum inanın bunalım geçiriyorum. Ülkemizde üniversite sınavlarındaki başarısızlık bence ülkemiz milli eğitim bakanlığı ve YÖK ün başarısızlığıdır.beri  dershanelerin kapatılması veya kapatılmaması gerektiğini  tartışmamız kötü değimli? 
               
     
Eğitim-öğretim, gelişmiş bütün ülkelerde sağlıktan sonra gelen ikinci mühim konu dersek yani eğitimin  sağlıklı bireyler üzerinden kaliteli bir eğitim-öğretim inşa edilebilir dersek patavatsızlık etmiş olmayız.  Bunları sağlamakta devletin asli görevidir. Rahmetlik dedem derdi ki evlat Devletin yetişmediği  yerde, başkaları yani eşkıya,kan emiciler  yardıma yetişir.  Günümüzde bunun örneklerini o kadar bariz yaşıyoruz ki dedem ne büyük bir lafı bana miras bırakmıştı oysaki…
2010 yılında dünya kupasında çalınan vuvuzellalar vardı hatırlarsınız yine herkes vuvuzella ötürüyor yani boş gürültü vız vız sesleri geliyor.  Dershaneler üzerinden yapılan hararetli tartışmalar ve atışmalarda aynen bu şekilde.
Şahsen bu boş yere yapılan vızıltılar bazen benim  doğru düşünme kabiliyetimizi zayıflattığını düşünüyorum bu durumun beni  yanlış yönlenmeme sebep olacağı kanaati hakim olmaya başladı... Bunun için meseleyi gürültü,patırtı,boş laflarla,vız zız seslerle ve  panikle değil, ülke yöneticileri  ve basın olaya aklıselim yaklaşarak değerlendirmek gerektiğine inanıyorum.
   Devlet yönetimininde yer alanlarda ortalığı ateşleyen söylemlerden kaçınmalıdır. Örneğin Başak Eğilir “Başbakan Eğilmez” bu bir ağır tahriktir.Söylemlere dikkat etmekte fayda  var.Sukut gereklidir diyorum
Gereğinden fazla açılan Özel hastaneleri nasıl savunmadıysam/karşı durduysam Dershaneleri de asla savunmadım Özel hastaneler ve Dershaneler unutmayalım ki kapitalist sistemin doğurduğu ticari işletmelerdir.

İşleri her ne kadar sağlık,eğitim-öğretim olsa da asıl amaç bu işten para kazanmaktır. Yani  hastalar ve dershane öğrenciler, paraları kadar hizmet alır. Bunun aksini düşünen hayal görür.

Bugün ülkemizde mantar gibi Özel hastane açılırken yatak doluluk oranlarına baktığımızda  ortalama %25 lerde iken özel hastanelerin ne kadar gerekli oldukları ortada. Ama bazı illerde sağlık sistemi devlet eli ile nitelikli verilemediği için özel hastaneleri ve özel sağlık kuruluşları yer bulmuştur.Birde devlet teşvik vererek destekliyor

Ağrıda Kadın Doğum Hastanesini Kiralayan ve kiralanmasına müsaade edenler bu ülkeye nasıl ihanet ediyorsa Devlet okullarında eğitimi sabote edenlerde aynı ihanet içerisindedir.
Eğer ülkede sizin eğitim düzeniz sakat ve  okullarınızın fiziki olarak  yetersiz kaldığı yerlerde mutlaka bir alternatif  ortaya çıkacaktır.

Kırk yıl önce bunun adına dershane denilmiş ve  dershane zarruriyet haline getirilmiş yada o şekilde algılatılmıştır.                  
                                                           
 Devlet önce eğitim sistemindeki eksik ve gediklikleri giderek  yeterli sayıda eğitimci atanır ve yeterli sayıda okul açılır ve nitelikli eğitim verrilir ve eğitim politikaları bir standarta kavuşursa zaten dershanelere gerek kalmayacaktır.
Sağlıkta başarılı olduğunu ifade eden hükümet yetkilileri tıp merkezlerini poliklinikleri nasıl hastaneye dönüştürmek zorunda bıraktılarsa yada ÜYTE merkezlerini özel hastanelerin içine sokmak sureti ile oto kontrol altına almışlar ise aynısını dershanelerde yapmaya çalışıyor.Baskı ve Zorla mevcut sistem değiştiriliyor.

Bugün dershanelerin kapatılması doğru bir hareket midir? Şartlar değişmediği müddetçe asla kapatılması taraftarı değilim. Aynı şekilde sağlıkta devlet hastaneleri yeteri düzeye geldiğinde zaten arz talep dengesi azaldığı için çoğu özel hastane binasını Sağlık Bakanlığına kiraya veriyor.Devlet olarak siz yukarıda da belirttiğim gibi okullarınızın fiziki mekanlarını yeterli seviyeye getirir,yeterli eğitimci istihdam ederseniz,ve Milli Eğitim Politikalarınızı istikrarlı hale getirir iseniz bu sorun kendiliğinden çözülecektir diye düşünüyorum
.
Konunun özünde devlet kendi eliyle oluşturduğu eğitim çıkmazını ve politika deliklerini  kapatamıyor ise işte o zaman   bu açıklık hâlihazırda olduğu gibi durmaya devam ederse, ek sistemin gerekliliği SU GÖTÜRMEZ GERÇEKTİR.. Devlet olarak okullarımızda verilen eğitim-öğretim, dershaneler düzeyine çekilmediği ve hatta bu düzeyi geçmediği sürece dershaneleri kapatmak cinayettir.Eğer bir yıl sonra Eğitimdeki yapılacak yeni bir model ortaya çıkarsa bir nesil heder olacaktır.Yoksa bu durum hükümet tarafından bilinçli olarak mı? ROL BİÇİLİYOR.
 Bu güne kadar hiçbir şekilde tartışmanın içine girmedim girmeyeceğim.Dershanelerin tek görevi ders vermek olarak lanse edilmesi de yanlış algı Sınav Dershanelerinin ülke genelinde yapılanmasına baktığımda ilin gelişmişlik düzeyine göre ücret talep ettiklerini biliyorum.

Ayrıca Dershanelerin, Güneydoğu'da kendilerine görev addettikleri gönüllü rehberlik hizmeti, takdire şayandır. Takdir edilesi hareketlerin, tenkit görmesi ve engellenmesi bana göre haksızlık olarak anlaşılmalı ve buna göre bir tavır takınılmalıdır. Güneydoğu'da ve kalkınmada öncelikli illerimizin çoğunda  dershane sadece dershane değildir bunu mevcut ülkenin yönetimleri bal gibi biliyor.
Benim vatandaş olarak iktidarlardan isteğim hep şudur. Bir cemaat,mezhep,yada bir grup v.b ile ters düşe bilirsiniz. Bunu ülke mesele haline getirmeden çözmektir. Bu ülkede anayasa kitapçığı fırlatıldığı için çok uzun yıllar süren sıkıntılar çeken birisi olarak bunu tartışmaları etik bulmuyorum.

Eğer birilerini bitirmek ise amacınız bu şekilde tartıştırarak,gürültü patırtı çıkartarak önünü kesmek olmamalıdır. Bizde Sağlık camiasında bazen doktorlarımızın bazıları
.hasta yakınına kızıp da, hastayı taburcu eder. Bu olayın hekimin hastayı başkasına kızarak taburcu etmesinden farkı nedir? Hastanın suçu ne? Hiçbir şeyden habersiz iyileşmeden taburcu ediliyor. 
 Bu nedenle hükümeti istikrarı bozucu politikalar üretmek yerine gerçekçi yaklaşımla konuya bakmasını talep ediyorum. Dershaneleri hiç kabullenmesem de ülke gerçekleri ortada iken Dershanelerden beslenen öğrenciler, umudunu dershanelere bağlayan veliler ve evini dershanedeki işinden kazandığı parayla hayatlarını idame ettiren  öğretmenlerin geleceği bu kadar ucuz olmamalı yani hükümetin  iki dudağının arasında olmamalıdır. .
Son dönemlerde yaşananlar dikkatli incelenir ise hiç kimse kendisini sütten çıkmış ak kaşık görmesin. Çünkü bu mesele masumiyetini çoktan kaybetti.  Malum baktık ki işin içinde kraldan çok kralcılar var .Asıp kesiyor rüzgarı ile  yıkıp geçiyor.Padişahım çok yaşa diyen zavallılar varken bu mesele daha çok sulanacak gibi duruyor.
Dikkatinizi bir noktaya çekmek istiyorum bu memlekette bir dönem her köşe başında bir döviz bürosu,su istasyonları vardı ne oldu? Talep azaldığı için bunların çoğu kapandı devlet olarak siz dershanelere talebi azaltırsanız bunlar kendiliğinden kapanacaktır.
Belki. Dershanelerin kapatılması hükümeti  iktidardan etmeye bilir. Ama mazlumların duası daha fazla  mazlum kimseler çıkarmasına neden olabilir. Eğitim-öğretim görenler,veliler,ile  buralarda çalışan insanlara yeni istihdam alanları göstermeden dershaneleri kapatmak, yeni felaketlere sebep olabileceğini düşünüyorum… 
Artık bu durumu  bir güçler savaşı olmaktan çıkartıp  hırçın duruşlar, sert tavırlar ve kindar bakışlar yerine her iki tarafta dostluk iklimine ortamına bırakmalıdır.Hiç kimse güçlü değildir.
Ben şahıs olarak mevcut durumların iyileştirilmeden zorla, dershanelerin sağlık bakanlığında yapıldığı gibi kapatılmasına çanak tutulmasına karşıyım. Vesayeti olanlar vesayetlerini baskıdan ve sindirmeden yana kullanmamalı daha dikkatli ve konuun tüm paydaşları  ile mutabakatta varılmalıdır..Bu şekilde dershanelerin kapatılmasına yada tek tipe dönüştürülmesine karşıyım.
Saygılarımla
Hüseyin AYHAN


BASIN LİNKLERİ

CİHAN HABER
HABER3
HABEREXEN
HABERLERCOM
HABER YURDUMHABEREKSPRESİBUGÜN
GAZETE A24
SANAL BASIN
MEDYA73
MYNET
PİRSUSHABER
SONDAKİKA
HABER GALERİSİ

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder